Chagatay
یخشی ضبط قیلیب ایدی چون مصاحب ایدی انی تیلاب بجورنی شاه حسین عهده سیغه
Turkish
iyi yönetmişti. Yakın sohbet arkadaşı olduğu için kendisi çağrıldı; Becür, Şah Hüseyin’in sorumluluğuna
English
Not yet available.
Demir Barlas
Open a passage to bookmark it.
Saved in this browser.یخشی ضبط قیلیب ایدی چون مصاحب ایدی انی تیلاب بجورنی شاه حسین عهده سیغه
iyi yönetmişti. Yakın sohbet arkadaşı olduğu için kendisi çağrıldı; Becür, Şah Hüseyin’in sorumluluğuna
Not yet available.
قیلدی شنبه کونی آی نینک یکرمه ایکیسیده شاه میر حسین غه رخصت بولدی بو کون
verildi. Cumartesi günü, ayın yirmi ikisinde Şah Mir Hüseyin’e izin verildi. O gün
Not yet available.
هم آمله دا ایچیلدی تانکلاسی یامغور یاغدوروب کونردا کولکرامغه کیم ملک علی نینک
de Amle’de içildi. Ertesi gün yağmur yağarken Küner’deki Külegram’a, Melik Ali’nin
Not yet available.
اوی اندا ایدی کیلیب اورتانچی اوغلینینک اوییده کیم نارنج زارغه مشرف ایدی توشولدی
evinin bulunduğu yere gelindi; ortanca oğlunun turunçluğa bakan evine konuldu.
Not yet available.
یامغور جهتی دین نارنج زارغه بارمای اوشندا اوق ایچیلدی یاغین کوب بیحد بولدی
Yağmur yüzünden turunçluğa gidilmeyip orada içildi. Yağış çok fazlaydı.
Not yet available.
بر طلسم بیلور ایدیم ملا علی خان غه اورکاتیم تورت پارچه کاغذغه بیتیپ تورت طرفغه
Bir tılsım bilirdim. Molla Ali Han’a öğrettim. Dört parça kâğıda yazıp dört yana
Not yet available.
آستی اوشول زمان یامغور توروب هوا اچیلماق بنیاد قیلدی صباحی چاله غه
astı. O anda yağmur durup hava açılmaya başladı. Sabah sala
Not yet available.
کیردوک ینه بر چاله دا بعضی ییکیتلار کیردیلار بجور و سواد و کونر و اول نواحیسیدا
bindik. Bir başka sala da bazı yiğitler bindiler. Becür, Sevad, Küner ve o çevrede
Not yet available.
بر بوزه قیلورلار بر کیم دیگان نیمه بار اوتلار ایلدیزی دین و بعضی ادویه دین قیلیب
bir boza yaparlar. “Kim” denilen bir madde vardır; ot kökleriyle bazı ecza maddelerinden yapıp
Not yet available.
تورلار نان دیک گرد گرد یاساب قوروتوب ساخلاپ تورلار بو بوزه مایه سی
ekmek gibi yuvarlak biçim vererek kurutur, saklarlar. Bu bozanın mayası
Not yet available.
بو کیم بولادور بعضی بوزه لاری غریب کیفیت بولادور ولی تلخ و [بی مزه؟]
bu “kim”dir. Bazı bozaları şaşırtıcı derecede keyif verir; fakat acı ve [tatsız?]
Not yet available.
بولادور بو بوزه نی ایچماک خیال قیلدوک تلخلیغی دین ایچا آلمای معجون اختیار قیلدی
olur. Bu bozayı içmeyi düşündük. Acılığından içemeyip macunu tercih ettik.
Not yet available.
عسس و حسن ایکراک و مستیغه کیم ینه بر چاله دا اولتوروب ایدیلار فرمان بولدی
Başka bir salda oturan Ases, Hasan İkrek ve Mestî’ye
Not yet available.
کیم بو بوزه دین ایچکای لار ایچیب مست بولوب حسن ایکراک بی مزه شلایانلیق قیلا کیریشتی
bu bozadan içmeleri buyuruldu. İçip sarhoş olunca Hasan İkrek tatsız şamatacılıklar etmeye başladı.
Not yet available.