Baburname

Demir Barlas

ColumnsLanguages

Search the book

Current text and passage notes across all 762 pages. Page-level annotations are not included.

Use quotation marks for an exact phrase. Separate words may occur in different readings of the same passage. Notes are searched in their original language.

Search all 762 pages.

Bookmarks (0)

Open a passage to bookmark it.

Saved in this browser.
Manuscript folio 323b
Choose languages
Sentence groups · alignment unreviewedSource view

Page 645 of 762

Languages

For passage 645.1 only.

ColumnsLanguages

Chagatay

ز سم ستوران در آن پهن دشت زمین شد شش و آسمان گشت هشت

Latin transcription

Zi summ-i suturon dar on pahn dasht / zamin shud shash-u osmon gasht hasht.

Turkish

O geniş ovada atların tırnaklarından yer altı kat, gök sekiz kat oldu.

Languages

For passage 645.2 only.

ColumnsLanguages

Chagatay

مجاهدان غازی که درین سراندازی و جانبازی بودند از هاتف غیبی نوید ولا تهنوا ولا تحزنوا وانتم الاعلون میشنودند و از مخبر لاریبی مژده نصر من الله و فتح قریب و بشر المؤمنین استماع مینمودند چنان شوقی به پیکار ظاهر کردند که قدسیان عالم اعلی [بر؟] تحسین ایشان میرسید ملایک مقرب پروانه صفت بر گرد سر ایشان میگردید و فیما بین الصلوتین نایره قتال چنان اشتعال یافت که مشاعل آن علم بر افلاک می افراشت میمنه و میسره لشکر اسلام میمنه و میسره کفار نافرجام را با قلبشان در یک محل مجتمع گردانید چون آثار غالبیت مجاهدان نامی و ارتفاع لوای اسلامی ظاهر شدن گرفت ساعتی آن کفار

Latin transcription

Mujohidon-i g‘ozi ki dar in sarandozi va jonbozi budand az hotif-i g‘aybi navid-i Va lo tahinu va lo tahzanu va antumu-l-a‘lavn mishnudand va az muxbir-i loraybi muzhda-i nasrun mina-lloh va fathun qaribun va bashshiri-l-mu’minin istimo‘ menamudand; chunon shavqi ba paykor zohir kardand ki qudsiyon-i olam-i a‘lo [bar?] tahsin-i eshon merasid; maloyik-i muqarrab parvona-sifat bar gird-i sar-i eshon megardid va fi-mo bayna-s-salotayn noyira-i qitol chunon ishti‘ol yoft ki masho‘il-i on alam bar aflok me-afrosht; maymana va maysara-i lashkar-i Islom maymana va maysara-i kuffor-i nofarjom-ro bo qalbashon dar yak mahal mujtami‘ gardonid; chun osor-i g‘olibiyat-i mujohidon-i nomi va irtifo‘-i livo-i Islomi zohir shudan girift soati on kuffor-i

Turkish

Baş ve canlarını ortaya koyan gazi mücahitler, gayıptan seslenenin “Gevşemeyin, üzülmeyin; üstün olan sizsiniz” sesini duyuyor; kuşkusuz haber getiriciden “Allah’tan yardım ve yakın bir fetih vardır; müminlere müjdele” haberini dinliyorlardı. Savaşa öyle bir şevk gösterdiler ki yüce âlemin kutsal varlıklarından onlara övgüler geliyordu [cümle bağlantısı belirsiz]; Allah’a yakın melekler pervane gibi başlarının çevresinde dönüyordu. İki namaz arasında savaş ateşi öyle tutuştu ki meşaleleri göklere sancak yükseltiyordu. İslam ordusunun sağ ve sol kanatları, sonları kötü olan düşmanın sağ ve sol kanatlarını merkezleriyle aynı yerde topladı. Üstünlük belirtileri ünlü mücahitlerde ve İslam sancağının yükselişinde görülmeye başlayınca, o kâfirler bir süre

Languages

For passage 645.3 only.

ColumnsLanguages

Chagatay

لعین و آن اشرار بیدین در حال تحیری مانده آخر هم از جان بریده بر جانب راست و چپ قلب آورده در جانب چپ تزاحم کرده خود را نزدیک رسانیدند اما رماة شجاعت مآب ثمره ثواب را منظور نظر نهاده نهال تیر در زمین سینه هر یک نهال زده همه را چون بخت سیاه ایشان پراکنده کردند درین اثنا حال نسایم نصرت و اقبال بر چمن دولت نواب خجسته فال وزیدن و مژده انا فتحنا لک فتحا مبینا رسانید شاهد فتح که جمال عالم آرایش بطُره ینصرک الله نصرا عزیزا مزین گشته سعادت اقبال که در ستر اختفا بوده روی نموده قرین حال گردید هندوان باطل حال خود را مشکل دانسته کالعهن

Latin transcription

la‘in va on ashror-i bedin dar hol-i tahayyuri monda oxir ham az jon burida bar jonib-i rost va chap-i qalb ovarda dar jonib-i chap tazohum karda xud-ro nazdik rasonidand ammo rumot-i shajoat-maob samara-i savob-ro manzur-i nazar nihoda nihol-i tir dar zamin-i sina-i har yak nihol zada hama-ro chun baxt-i siyoh-i eshon parokanda kardand Dar in asno hol nasoyim-i nusrat va iqbol bar chaman-i davlat-i navvob-i xujasta-fol vazidan va muzhda-i inno fatahno laka fathan mubino rasonid; shohid-i fath ki jamol-i olam-oroyash ba turra-i yansuraka-llohu nasran azizo muzayyan gashta saodat-i iqbol ki dar sitr-i ixtifo buda ruy namuda qarin-i hol gardid; hinduvon-i botil hol-i xud-ro mushkil donista ka-l-‘ihni

Turkish

lanetli ve dinsiz kötüler olarak şaşkınlık içinde kaldı; sonunda canlarından vazgeçip merkezin sağına ve soluna yüklendiler; sol tarafa üşüşüp kendilerini yakına getirdiler. Fakat yiğit okçular sevap kazanmayı gözeterek ok fidanlarını her birinin göğüs toprağına fidan diye dikti ve hepsini kara bahtları gibi dağıttı. Bu sırada zafer ve baht rüzgârları kutlu hükümdarlığımızın devlet bahçesinde esmeye ve “Sana apaçık bir fetih verdik” müjdesini getirdi. Âlemi süsleyen güzelliği “Allah sana güçlü bir yardım etsin” perçemiyle süslenen fetih güzeli, gizlilik perdesindeki baht ve talihin yüzünü gösterip onu bize yoldaş etti. Bâtıla bağlı Hindular durumlarının zorlaştığını anlayıp “yün gibi

Open a passage for notes, comparisons and a link to the text.