Languages
Chagatay
این معنی را مشاهده نموده تمامی بحر دمان لشکر نصرت شعار تموج عظیم برآورده و شجاعت تهور پیشگان آن بحر را از قوت بفعل درآورد و ظلام غمام تمام گرد بر جوانب محیط و در فضای معرکه متراکم گشت و برق لمعان سیوف بران لمعان برق را در کثرت تلمیع کرد و گردی که برخاست روی آن پشت آیینه از نور عاری کرد ضارب و مضروب غالب و مغلوب آمیخته سمت امتیاز از نظر متواری شد ساحر زمان چنان شعبده در نظر آورد که سیاره جز ناوک تیز ننمود و کوکب ثوابت غیر مواکب ثابت اقدام ننمود فرو رفت و بر رفت روز نبرد نم خون بماهی و بر ماه گرد
Latin transcription
īn maʿnī rā mushāhada namūda tamāmī-i baḥr-i damān-i lashkar-i nuṣrat-shiʿār tamavvuj-i ʿaẓīm bar-āvarda va shajāʿat-i tahavvur-pīshagān-i ān baḥr rā az quvvat bi-fiʿl dar-āvard va ẓalām-i ghamām-i tamām gard bar javānib muḥīṭ va dar fażā-i maʿraka mutarākim gasht va barq-i lamaʿān-i suyūf burrān lamaʿān-i barq rā dar kathrat-i talmīʿ kard [?] va gardī ki bar-khāst rūy-i ān pusht āyīna az nūr ʿārī kard żārib va mażrūb ghālib va maghlūb āmīkhta samt-i imtiyāz az naẓar mutavārī shud sāḥir-i zamān chunān shuʿbada dar naẓar āvard ki sayyāra juz nāvak tīz na-namūd va kavkab-i thavābit ghayr-i mavākib-i thābit-i aqdām na-namūd furū raft va bar raft rūz-i nabard / nam-i khūn bi-māhī va bar māh gard
Turkish
bunu görünce, zafer şiarına sahip ordunun coşkun denizinin tamamı büyük dalgalar yükseltti, ve o denizin atılganlarının yiğitliğini güçten eyleme çıkardı. Yoğun bulut karanlığı, toz her yanı kaplayıp savaş alanında yığıldı. Kılıçların parıltısının şimşeği, keskin [kılıçların] parıltısı şimşeği [parlayışça geçti; ibare belirsiz]. Yükselen toz onun yüzünü, aynanın arkası gibi ışıktan yoksun bıraktı. Vuranla vurulan, galiple mağlup birbirine karıştı; ayırt edilebilecek bir yön gözden kayboldu. Zamanın sihirbazı öyle bir gösteri sundu ki gezegenler oktan başka keskin [oktan başka] görünmedi; sabit yıldızlar ise ayakları sağlam birliklerden başka görünmedi. Savaş günü aşağı indi, yukarı çıktı: / Kanın ıslaklığı balığa, toz ise aya.