Baburname

Demir Barlas

ColumnsLanguages

Search the book

Current text and passage notes across all 762 pages. Page-level annotations are not included.

Use quotation marks for an exact phrase. Separate words may occur in different readings of the same passage. Notes are searched in their original language.

Search all 762 pages.

Bookmarks (0)

Open a passage to bookmark it.

Saved in this browser.
Manuscript folio 317b
Choose languages
Sentence groups · alignment unreviewedSource view

Page 633 of 762

Languages

For passage 633.1 only.

ColumnsLanguages

Chagatay

و بزرگان متصف بارتداد که درین محاربه در عنانش بوده اند [عبارت نامقروء] در هیچ مقاتله متابعت بل موافقت وی نکرده اند و در هیچ مسافرت طریق مصاحبت و مرافقت او نسپرده اند تمامی سلاطین ربع این خطه وسیع چون سلطان دهلی و سلطان گجرات و سلطان ماندو و غیرهم از مقاومت آن بدسیر بی موافقت کفار دیگر عاجز بوده اند و بلطایف الحیل با وی مدارا و مواساة نموده و لوای کفر در قریب دوصد شهر از بلاد اسلام افراشته و تخریب مساجد و معابد نموده عیال و اطفال مسلمان آن مدن و امصار را اسیر ساخته و قوت وی از حد ارتفاع بجایی رسیده که نظر بقاعده مستمره هند که یک لک

Latin transcription

va buzurgān-i muttaṣif bi-irtidād ki dar īn muḥāraba dar ‘inānash būda-and [‘ibārat nā-maqrū’] dar hīch muqātala mutāba‘at bal muvāfaqat-i vay na-karda-and va dar hīch musāfarat ṭarīq muṣāḥabat u murāfaqat-i ū na-sipurda-and. Tamāmī-yi salāṭīn-i rub‘-i īn khiṭṭa-yi vasī‘ chūn Sulṭān-i Dihlī va Sulṭān-i Gujarāt va Sulṭān-i Māndū va ghayruhum, az muqāvamat-i ān bad-siyar bī-muvāfaqat-i kuffār-i dīgar ‘ājiz būda-and va bi-laṭā’if-i al-ḥiyal bā vay mudārā va muvāsāt namūda va livā-yi kufr dar qarīb-i du-ṣad shahr az bilād-i Islām afrāshta va takhrīb masājid u ma‘ābid namūda, ‘iyāl u aṭfāl-i musulmān-i ān mudun u amṣār rā asīr sākhta va quvvat-i vay az ḥadd-i irtifā‘ bi-jāyī rasīda ki naẓar bi-qā‘ida-yi mustamirra-yi Hind ki yak lak

Turkish

ve bu savaşta onun dizgini altında bulunan, dinden dönmüş büyükler [satır sonu okunamadı], daha önce hiçbir çarpışmada ona tâbi olmamış, hatta onunla birlikte davranmamış; hiçbir seferde onunla yol arkadaşlığı etmemişlerdi. Bu geniş ülkenin bütün sultanları, örneğin Delhi sultanı, Gucerat sultanı, Mandu sultanı ve diğerleri, bu kötü gidişli adama, diğer kâfirlerin desteği olmadan direnmekte aciz kalmış; türlü ince hilelerle ona yumuşak davranıp geçinmeye çalışmışlardı. İslam ülkelerinin yaklaşık iki yüz şehrinde küfür sancağını kaldırmış; yıkıp mescitleri ve ibadethaneleri harap etmiş; bu şehirlerdeki Müslümanların ailelerini ve çocuklarını esir almıştı. Gücü yükselerek öyle bir düzeye varmıştı ki Hindistan’ın yerleşik hesabına göre bir leklik

Languages

For passage 633.2 only.

ColumnsLanguages

Chagatay

ولایت را بصد سوار و کروهی را ده هزار سوار اعتبار میکنند بلاد مسخر آن سرخیل کفر بده کروه رسیده که بجای یک لک سوار باشد و درین ایام بسی از کفار نامی که هرگز در هیچ معرکه بوی نسبت امدادی ننموده اند بنابر عداوت عساکر اسلامی بر لشکر شقاوت اثری او افزوده چنانچه ده حاکم باستقلال که هر یک چون دود دعوی سرکشی مینمود و در خطه ای از اقطار قاید جمعی از کفار بوده مانند اغلال و سلاسل بدان کافر فاجر متصل گشتند و آن

Latin transcription

vilāyat rā bi-ṣad suvār va kurūhī rā dah-hazār suvār i‘tibār mī-kunand; bilād-i musakhkhar-i ān sar-khayl-i kufr bi-dah kurūh rasīda ki bi-jāy-i yak lak suvār bāshad; va dar īn ayyām basī az kuffār-i nāmī ki hargiz dar hīch ma‘raka bi-vay nisbat-i imdādī na-namūda-and, binā-bar ‘adāvat-i ‘asākir-i Islāmī bar lashkar-i shaqāvat-as̱ar-i ū afzūda, chunānchi dah ḥākim bi-istiqlāl ki har yak chūn dūd da‘vā-yi sarkashī mī-namūd va dar khiṭṭa’ī az aqṭār qā’id-i jam‘ī az kuffār būda, mānand-i aghlāl u salāsil bi-dān kāfir-i fājir muttaṣil gashtand; va ān

Turkish

vilayet yüz süvari, bir kürûr on bin süvari sayılır; onun zaptettiği ülkeler, o küfür önderinin on kürûra ulaşmıştı; bu da bir lek süvari eder. Bu günlerde pek çok ünlü kâfir, daha önce hiçbir savaşta ona yardım etmemiş oldukları hâlde, İslam askerlerine düşmanlıkları yüzünden onun kötülük dolu ordusuna katıldılar; öyle ki on hükümdar, bağımsız olarak her biri duman gibi baş kaldırma iddiasında bulunan ve ülkelerin bir bölgesinde kâfirlerden bir topluluğa önder olan bu kimseler, bukağılar ve zincirler gibi o günahkâr kâfire bağlandılar. Ve o

Open a passage for notes, comparisons and a link to the text.