Chagatay
بنی آدم است ظاهر ساخت تمغا را جمیع ممالک از مسلمانان که حاصل آن از حد حصر افزونست بوده و استمرار ازمنه سلاطین سابق در گرفتن آن چون از ضوابط شریعت سید المرسلین برون بود بر انداختن فرمان صادر شد که در هیچ شهر و بلده و راه و گذر و ممر و بندر تمغا گیرند نستانند و تغییر و تبدیل بقواعد این حکم راه ندهند و من بدله بعد ما سمعه فانما اثمه علی الذین یبدلونه مستامنین ظلال عاطفت پادشاهی از ترک و تاجیک عرب و عجم و هندی و فارسی رعیت و سپاهی و کافه امم و عامه طوایف بنی آدم آن بدین عارفة مؤیده مستظهر و امیدوار این احکام متمسک بانجام ورزند و انحراف [نورزند؟] می باید که
Latin transcription
banī Ādam ast zāhir sākht. Tamghā rā jamī’-i mamālik az musulmānān, ki hāsil-i ān az hadd-i hasr afzūn ast būda wa istimrār-i azmina-yi salātīn-i sābiq dar giriftan-i ān, chūn az zawābit-i sharī’at-i sayyidi l-mursalīn birūn būd, bar-andākhtan farmān sādir shud ki dar hīch shahr wa balda wa rāh wa gudhar wa mamarr wa bandar tamghā [gīrand nastānand?] wa taghyīr wa tabdīl bi-qawā’id-i īn hukm rāh nadahand. Wa man baddalahu ba’da mā sami’ahu fa-innamā ithmuhu ‘alā lladhīna yubaddilūnahu. Musta’minīn-i zilāl-i ‘ātifat-i pādshāhī az Turk wa Tājīk, ‘Arab wa ‘Ajam wa Hindī wa Fārsī, ra’iyyat wa sipāhī wa kāffa-yi umam wa ‘āmma-yi tawāyif-i banī Ādam, ān bi-dīn ‘ārifa-yi mu’ayyada mustazhir wa umīdwār, īn ahkām mutamassik bi-anjām warzand wa inhirāf [nawarzand?]. Mī-bāyad ki
Turkish
ortaya çıktı. Bütün ülkelerde Müslümanlardan alınan tamga vergisinin, geliri sayı sınırını aşan ve önceki sultanlar zamanından beri sürekli alınan bu verginin, çünkü peygamberlerin efendisinin şeriat kurallarına aykırıydı, kaldırılması buyuruldu: Hiçbir şehir, kasaba, yol, geçit, uğrak ve limanda tamga alınmasın [fiil kümesi sıkışık/belirsiz]; kurallarını değiştirmeye ve bozmaya, bu hüküm için yol vermesinler. “İşittikten sonra onu kim değiştirirse, onun günahı değiştirenlerin üzerinedir.” Güvenlik arayanlar, şefkat gölgesinde, Türk ve Tacik, Arap ve Acem, Hintli ve Farslı, halk ve asker, bütün milletler ve bütün insan toplulukları, bu destekleyici lütfa güvenip ümit bağlasınlar; bu hükümlere sarılıp onları yerine getirsinler ve sapmasınlar [?]. Gerektir ki