Baburname

Demir Barlas

Page 526 · 264a
Chagatay · Turkish · English
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×
···
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×

Search the book

Current text and passage notes across all 762 pages. Page-level annotations are not included.

Use quotation marks for an exact phrase. Separate words may occur in different readings of the same passage. Notes are searched in their original language.

Search all 762 pages.

Bookmarks (0)

Open a passage to bookmark it.

Saved in this browser.
Manuscript folio 264a
Choose languages

Page 526 of 762

Languages

Chagatay

اوی نینک خامی دین ارغامچی لار ایشیب بربریکه باغلاغای لار هر ایکی ارابه اراسیده آلتی یتی توره بولغای تفنک اندازلار بو ارابالار و توره لارنینک کیین ده توروب تفنک آتقای لار بو اسباب نینک ترتیبی جهتی دین بیش آلتی کون بو یورتته توقف بولدی و بو اسباب و آلات تیار و مکمل بولغاندین سونکرا بیکلرنی و سوز بیلور آبدان یکیتلارنی داغی کینکاشکه تیلاب عالم کینکاش قیلیب رای لار مونکا قرار تاپتی کیم پانی پت شهری دور محلات و اوی لاری قالین بر طرف محلات و اوی لار بولور ینه اطرافی نی ارابه و توره بیله بیرکیتیب تفنک انداز و ییاقنی ارابه و توره ارقاسیده تعیین قیلماق کیراک بو قرار بیله

Turkish

sığırın ham derisinden ipler örüp birbirine bağlamaları emredildi. Her iki araba arasında altı yedi siper olacaktı. Tüfekçiler bu arabalar ve siperlerin arka-sında durup ateş edeceklerdi. Bu araçların düzenlenmesi için beş altı gün bu konakta kalındı. Bu araç gereçler tamamıyla hazır olduktan sonra beyleri ve söz bilen iyi yiğitleri de danışmaya çağırıp genel [?] danışma yapıldı; şu görüşte karar kılındı: Panipat şehrinin mahalleleri ve evleri sıktır; bir yanda mahalleler ve evler bulunur. Diğer yanlarını araba ve siperlerle kapatıp tüfekçileri ve yayaları araba ve siperlerin arkasına yerleştirmek gerekir. Bu kararla

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

کوچوب ارا قونوب پنجشنبه کونی جمادی الاخر آی نینک سلخی پانی پت کیلدوق

Turkish

yola çıkıp arada konaklayarak perşembe, Cemaziyelâhir ayının son günü Panipat’a geldik.

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

اونک قول شهر و محلات بولدی آلیمیزدا ترتیب قیلغان توره لار بولدی سول قولدا و بعضی یرلاردا خندق و شاخ بولدی هر اوق آتیمی یرده یوز یوز ایلیک آتلیق چیققو دیک یرلار قویولدی چریک ایلی بعضی خیلی متردد و متوهم ایدیلار توهم و تردد بی تقریب دور نی کیم ازلدا تینکری تقدیر قیلیبتور اندین اوزکه بولماس اگرچه آلارنی هم عیب قیلیب بولماس حق آلار جانبی ایدی نی اوچون کیم وطن دین ایکی اوچ آیچیلیق یول کیلیلیب ایدی غریب قومی بیله ایل نینک ایشی توشوب ایدی نی بیز آلارنینک تیل لارینی بیلور ایدوک نی آلار بیزنینک تیلیمیزنی پریشان جمعی و جمعی پریشان گرفتار قومی و قومی عجایب غنیم نینک حاضر چریکی نی بر لک چنارلار ایدی

Turkish

Sağımızda şehir ve mahalleler vardı. Önümüzde hazırladığımız siperler bulunuyordu. Sol tarafta ve bazı yerlerde hendekler ve dallardan engeller vardı. Her ok atımı mesafede yüz yüz elli atlının çıkabileceği yerler bırakıldı. Askerlerden bazıları hayli kararsız ve kaygılıydı. Kaygı ve kararsızlık yersiz-dir. Tanrı ezelde neyi takdir etmişse ondan başkası olmaz. Gerçi onları da suçlamak olmazdı. Hak onların tarafındaydı; çünkü vatandan iki üç aylık yol gelinmiş-ti. Askerler yabancı bir kavimle karşı karşıyaydı. Ne biz onların dillerini biliyorduk ne de onlar bizim dilimizi. Dağınık bir topluluk, perişan bir topluluk, bir kavme tutulmuş, hem de tuhaf bir kavme. Düşmanın mevcut askerini bir lek, yani yüz bin tahmin ediyorlardı.

English

Not yet available.