Baburname

Demir Barlas

Page 504 · 253a
Chagatay · Turkish · English
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×
···
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×

Search the book

Current text and passage notes across all 762 pages. Page-level annotations are not included.

Use quotation marks for an exact phrase. Separate words may occur in different readings of the same passage. Notes are searched in their original language.

Search all 762 pages.

Bookmarks (0)

Open a passage to bookmark it.

Saved in this browser.
Manuscript folio 253a
Choose languages

Page 504 of 762

Languages

Chagatay

بو بیت نی آیتور محل اصلا خاطرغه یتمادی و بو معنی هرگز کونکولکا خطور قیلمادی بر ایکی کون دین سونک بگرام دا توشکانده لرزنده بولوب ایسیتتیم بو لرزنده دین سرفه منجر بولدی هر یوتالکانده قان توکورا کیریشتیم بیلدیم کیم تنبیه قاندین دور و بو تشویش نی قیلغاندین فمن نکث فانما ینکث علی نفسه ومن اوفی بما عاهد علیه الله فسیوتیه اجرا عظیما نی قیلایین سینینک بیله ای تیل جهتینگدین مینیک ایچیم قاندور نیچه یخشی دیسنک بو هزل ایله شعر بیری فحش و بیری یالغان دور گر دیسانک قویماقاین بو جرم بیله جلاوینک نی بو عرصه دین یاندور ربنا ظلمنا انفسنا وان لم تغفر لنا وترحمنا لنکونن من الخاسرین ینه باشدین استغفار و اعتذار مقامی دا بولوب بو نوع حاصل

Turkish

Bu beyti söylerken bu hiç aklıma gelmedi; bu düşünce gönlümden geçmedi. Bir iki gün sonra Bigrâm’a konduğumda titreyip ateşlendim. Bu titreme öksürüğe dönüştü. Her öksürüşümde kan tükürmeye başladım. Uyarının nereden geldiğini ve bu sıkıntının hangi davranışımdan doğduğunu anladım. “Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur; Allah’a verdiği sözü yerine getirene ise O bir mükâfat verecektir, çok büyük bir mükâfat.” Ey dil, seninle ne yapayım? / Senin yüzünden içim kan dolu. / Ne kadar güzel desen de bu hezel ile şiirin / Biri müstehcen, biri yalandır. / Eğer yanmayayım dersen bu suç yüzünden, / Dizginini bu alandan çevir. “Rabbimiz, kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, elbette kaybedenlerden oluruz.” Yeniden bağışlanma dileyip özür dilemeye koyuldum; bu çeşit

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

اندیشه دین و بو یوسونلوق نالایق پیشه دین کونکولنی تیندوروب قلم نی سیندوردوم

Turkish

düşünceden ve böylesine uygunsuz uğraştan gönlümü arındırıp kalemimi kırdım.

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

اول درگاه دین عاصی بنده لارغه بو نوع تنبیهلار دولتی دور عظیم هر بنده هم کیم مونداک لاردین متنبه بولغای سعادتیدور جسیم اندین کوچوب علی مسجد توشولدی بو یورت نینک تارلیقی دین دایم مین بر پشته اوستیکا توشار ایدیم چریک ایلی تمام بر قولدا توشار ایدی کیم مین توشکان پشته باریغه مشرف ایدی کیچه چریک ایلی نینک اوتی دین عجب یخشی چراغان بولور ایدی هر نوبت کیم بو یورت ته توشولوبتور بو جهت دین البته ایچیلیبتور بو قاتله هم موندا توشکانده ایچیلدی صبح دین بورون معجون اختیار قیلیب آتلاندیم اول کون روزه هم توتتوم کیلیب بگرام نینک یاووقیغه توشولدی تنکلاسی اول یورت ته توقف قیلیب کرک آویغه آتلاندوق بگرام آلداغی سیاه آب دین

Turkish

O yüce katın günahkâr kullara böyle uyarıları büyük bir nimettir. Böyle uyarılardan ders alan her kul için bu büyük bir mutluluktur. Oradan ayrılıp Ali Mescid’e konduk. Bu konağın darlığından ben her zaman bir tepenin üzerine konardım. Askerlerin hepsi bir vadide konaklardı; bulunduğum tepe hepsine hâkimdi. Gece askerlerin ateşleriyle pek güzel bir aydınlık olurdu. Bu konağa her inişimizde bu sebeple mutlaka içilirdi. Bu sefer de burada içildi. Şafaktan önce macunu tercih edip yola çıktım; o gün oruç da tuttum. Bigrâm yakınlarına konduk. Ertesi gün o konakta durup gergedan avına çıktık. Bigrâm önündeki Siyah Ab’ı

English

Not yet available.