Chagatay
بو بیت نی آیتور محل اصلا خاطرغه یتمادی و بو معنی هرگز کونکولکا خطور قیلمادی بر ایکی کون دین سونک بگرام دا توشکانده لرزنده بولوب ایسیتتیم بو لرزنده دین سرفه منجر بولدی هر یوتالکانده قان توکورا کیریشتیم بیلدیم کیم تنبیه قاندین دور و بو تشویش نی قیلغاندین فمن نکث فانما ینکث علی نفسه ومن اوفی بما عاهد علیه الله فسیوتیه اجرا عظیما نی قیلایین سینینک بیله ای تیل جهتینگدین مینیک ایچیم قاندور نیچه یخشی دیسنک بو هزل ایله شعر بیری فحش و بیری یالغان دور گر دیسانک قویماقاین بو جرم بیله جلاوینک نی بو عرصه دین یاندور ربنا ظلمنا انفسنا وان لم تغفر لنا وترحمنا لنکونن من الخاسرین ینه باشدین استغفار و اعتذار مقامی دا بولوب بو نوع حاصل
Turkish
Bu beyti söylerken bu hiç aklıma gelmedi; bu düşünce gönlümden geçmedi. Bir iki gün sonra Bigrâm’a konduğumda titreyip ateşlendim. Bu titreme öksürüğe dönüştü. Her öksürüşümde kan tükürmeye başladım. Uyarının nereden geldiğini ve bu sıkıntının hangi davranışımdan doğduğunu anladım. “Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur; Allah’a verdiği sözü yerine getirene ise O bir mükâfat verecektir, çok büyük bir mükâfat.” Ey dil, seninle ne yapayım? / Senin yüzünden içim kan dolu. / Ne kadar güzel desen de bu hezel ile şiirin / Biri müstehcen, biri yalandır. / Eğer yanmayayım dersen bu suç yüzünden, / Dizginini bu alandan çevir. “Rabbimiz, kendimize zulmettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, elbette kaybedenlerden oluruz.” Yeniden bağışlanma dileyip özür dilemeye koyuldum; bu çeşit
English
Not yet available.