Baburname

Demir Barlas

Page 485 · 243b
Chagatay · Turkish · English
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×
···
Aa
27px
20px
1.85×
1.72×

Search the book

Current text and passage notes across all 762 pages. Page-level annotations are not included.

Use quotation marks for an exact phrase. Separate words may occur in different readings of the same passage. Notes are searched in their original language.

Search all 762 pages.

Bookmarks (0)

Open a passage to bookmark it.

Saved in this browser.
Manuscript folio 243b
Choose languages

Page 485 of 762

Languages

Chagatay

توشولدی اوشبو کون سلطان بایزید نیلاب دین پاره یولی بیله اوتوب بیزنینک خبرمیزنی تاپیب کینیمیزچه کیلیب عرض قیلدی کیم افریدی افغان کوچ و مالیله باره ده اولتوروبتور شالی قالین ایکیبتورلار شالیسی بیشیب تمام ایاغ آستیده دور چون هشنغر داغی یوسف زی افغان لار اوستیکه عزیمت قیلیب ایدوک انکا پروا قیلمادوک نماز پیشین خواجه محمد علی نینک اوتاغیدا شرب مجلسی بولدی اوشبو مجلس ته اوق سلطان تیراه دین بو سارغه کیلکان کیفیتینی مشروح بیتیپ بجورغه خواجه کلان غه یباریلدی فرمان حاشیه سیده بو بیتنی بیتیدیم صبا بلطف بگو آن غزال رعنا را که سر کوه و بیابان تو داده ما را

Turkish

konaklandı. O gün Sultan Bayezid, Nilâb’dan Pâre yoluyla geçip bizim haberimizi alarak peşimizden geldi ve Afridî Afganlarının aileleri ve mallarıyla Bâre’de oturduklarını, çok çeltik ektiklerini, çeltiğin olgunlaşıp bütünüyle sapı üzerinde durduğunu bildirdi. Heşnegar’daki Yusufzay Afganları üzerine yürümeye karar verdiğimiz için buna önem vermedik. Öğle namazında Hâce Muhammed Ali’nin otağında içki meclisi kuruldu. Bu mecliste Sultan’ın Tîrâh’tan bu yana nasıl geldiği ayrıntılı yazılarak Becûr’a, Hâce Kelân’a gönderildi. Fermanın kenarına şu beyti yazdım: Ey sabâ, o nazlı ceylana incelikle söyle: Bizi dağlara ve çöllere düşürdün.

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

اندین صباح کوچوب کوتل دین اینیب خیبر تنکیسیدین اوتوب علی مسجدغه توشولدی

Turkish

Ertesi sabah göçülüp geçitten inilerek Hayber boğazından geçildi ve Ali Mescid’de konaklandı.

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

اندین نماز پیشین آتلیب پارتالدین ایریلیب ایکی پاس بولوب ایدی کیم کابل سوی نینک یاقاسیغه کیلیب ازراقچه اویخولادوک سحر کذر تاپیب سودین کیچیلدی قراولدین خبر کیلدی کیم افغانلار خبر تاپیب قاچقاندورلار یوروب سواد سوی دین اوتوب افغان لارنینک ایکینی نینک آراسیغه توشولدی

Turkish

Oradan öğle namazında atlanıp ağırlıklardan ayrıldık. İki gece nöbeti geçmişti ki Kâbil suyunun kıyısına gelip biraz uyuduk. Seher vakti geçit bulunarak sudan geçildi. Öncüden, Afganların haber alıp kaçtıkları bildirildi. Yürüyüp Sevâd suyundan geçerek Afganların ekinleri arasında konakladık.

English

Not yet available.

Languages

Chagatay

تعریف قیلغان نینک یاریمی بلکه چاریکچه آشلیق تاپیلمادی هشنغرنی بو آشلیق امیدی بیله یاساماق حسابی تغیر تاپتی بو یوروشکه سعی قیلغان دلازاک ملک لاری بو جهتدین منفعل بولدیلر نماز دیگر سواد سوی نینک کابل طرفیغه کیچیپ توشولدی تانکلاسی سواد سوی دین کوچوب کابل سوی دین کیچیپ توشولدی کینکاشکه کیرار بیکلرنی چارلاب کینکاشیب سوز مونکا قرار تاپتی کیم سلطان بایزید ایتقان افریدی افغان نی چاپیب انینک مالی و آشلیغی نینک کوچی بیله پورشاور قورغانینی یاساتقیب کیشی قویولغای

Turkish

Anlatılanın yarısı, hatta dörtte biri kadar bile tahıl bulunmadı. Heşnegar’ı bu tahıl umuduyla imar etme düşüncesi değişti. Bu sefer için çaba gösteren Dilezâk reisleri bu yüzden mahcup oldular. İkindi namazında Sevât suyunun Kâbil tarafına geçilip konaklandı. Ertesi gün Sevât suyundan göçülüp Kâbil suyundan geçilerek konaklandı. Meşverete katılan beyleri çağırıp görüştük; Sultan Bayezid’in söz ettiği Afridî Afganlarını yağmalayıp onların malı ve tahılı sayesinde Peşâver kalesini onartarak asker bırakmaya karar verildi.

English

Not yet available.